En kısa ifadeyle; mekan tasarlama işi olan iç mimarlık, tek bir cümleyle tüm çalışma alanları ifade edilmeyecek kadar çok yönlü etkileşimli bir çalışma alanıdır. Uygulamalı bilimlerin birçok farklı mühendislik alanına dair uygulamaları problemsiz yürütebilecek kadar teknik anlamda bilgi sahibi olan iç mimar, yine de tam olarak bir inşaat mühendisi veya klasik mimari değere düşünüldüğünde mimar olarak nitelendirilemez. Günümüzde mimarlık firmaları dendiğinde genellikle mimarinin iç ve dış şeklinde birbirinden ayrılamayacağı söylense de, iç mimari esasen klasik mimarinin iç mekan organizasyonlarında beklentileri karşılayacak kadar kapsamlı olmaması neticesinde ortaya çıkmıştır.
İç mimarinin tamamen ihtiyaçtan dolayı klasik mimariden koparak ortaya çıkışı, mimarinin söz konusu değişen mekânsal ve yapısal ihtiyaçlar olduğunda yetersiz kalmasından kaynaklanır. ABD ve özellikle New York merkezli olarak yaşanan mimari devrim, mega kent kavramının ortaya çıktığı 20. Yüzyılın erken dönemlerinde yapıların ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalmasının ürünüdür. Milyonlarca insana barınma alanı sunmak için inşaat mühendisleri daha yüksek binalar yaparken mimarlarsa insanlara daha fazla çalışma ve yaşam alanı sunmaya çalışıyordu. Ne var ki, gelişen kentlerle birlikte insanların mekana dair konfor ihtiyaçları değişirken estetik beklentiler de modern trendlere doğru kaymaya başladı. Yapı sektöründe her yıl birbirinden farklı malzemeler kullanılması, dekorasyon trendlerinin baş döndüren bir hızla değişimi, yaşama pratiklik katan modüler mobilya tasarımları derken klasik mimari bu kadar fazla değişkenle baş edemez hale geldi.
Klasik mimarinin ihtiyaçları karşılayacak kadar detaylı bir eğitim programına sahip olmaması sonucunda ABD’deki üniversitelerde, mimari bölümü çatısı altında ilk iç mimarlık fakülteleri kuruldu ve bu fakültelerin sayısı Avrupa’da da hızla artmaya başladı. Ülkemiz de bu değişim sürecine ayak uydurarak, ilk iç mimarlık fakültesini Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde faaliyete soktu. 1925 yılında Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde açılan iç mimarlık bölümünün eğitim programı, değişen çağın gereksinimleri ve teknoloji sayesinde sürekli yeni elemanları kullanıma sunan yapı sektörüne paralel olarak değişmiştir. 1976 senesinde faaliyetlerine başlayan İç Mimarlık Odası sayesinde 80 sonrası yıllarda iç mimariye gösterilen ilgi katlanarak artmaya başlamıştır.

There are currently no comments.